Paylaş | 25 Temmuz 2019

Anayasa Mahkemesinde Yemin Töreni

Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilen Selahaddin Menteş için Anayasa Mahkemesi Yüce Divan Salonu'nda yemin töreni düzenlendi. 

Törene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, YSK Başkanı Sadi Güven, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, yüksek yargı üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. 

Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, başkanvekilleri ve yeni üye Selahaddin Menteş, konukları kapıda karşıladı. 

Törende konuşan Başkan Arslan, Menteş’i tebrik ederek başarılar diledi ve Menteş’in engin mesleki birikimiyle Anayasa Mahkemesine katkı sağlayacağına inandığını belirtti.

“Anayasa Mahkemesi, Hak-Eksenli Yaklaşımla Karar Vermeye Devam Ediyor”

Yemin törenlerinin, mesleki sorumlulukları hatırlamak için önemli bir fırsat olduğuna değinen Başkan Arslan, “Bu kısa yemin metni bile anayasa yargısının ve yargıcının ne kadar ağır bir sorumluluk üstlendiğini göstermek için yeterlidir. Belki de bu sorumluluğun en ağır kısmı temel hak ve özgürlüklerin korunmasıdır. Yemin metninde bu hususun Anayasa’nın yanında, ayrıca ve özel olarak zikredilmesi anlamlıdır” dedi.

Başkan Arslan, Anayasa Mahkemesinin temel hak ve hürriyetleri koruyarak anayasal adaleti sağlama görevini norm denetimi ve bireysel başvuru yoluyla yerine getirdiğini belirterek, her iki alanda da Mahkemenin hak-eksenli yaklaşımla karar vermeye devam ettiğini vurguladı.

“Bireysel Başvuru Türk Anayasa Yargısında Yapılan En Büyük Reformdur”

2010 Anayasa değişikliğiyle hukuk sistemine dâhil edilen bireysel başvurunun Türk anayasa yargısında yapılan en büyük reform olduğunu belirten Başkan Arslan, şöyle devam etti:

Bireysel başvuru, temel hak ve hürriyetler alanında standartların belirlenmesi ve yükseltilmesi bakımından önemli bir kazanımdır. Gerçekten de bireysel başvuru sayesinde bireyler hak ihlali iddialarını uluslararası yargı organlarına taşımadan ülkemiz sınırları içinde dile getirme ve giderim sağlama imkânına sahip olmuşlardır. Mahkememiz yaklaşık yedi yıllık tecrübesiyle yaşama hakkından adil yargılanma hakkına, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkından ifade özgürlüğüne, özel hayata saygı hakkından mülkiyet hakkına kadar bireysel başvuru kapsamındaki her hak ve özgürlükle ilgili ilke ve esasları belirlemiştir. Bu ilkelerin uygulanmasıyla da binlerce kişinin maruz kaldığı hak ihlalleri giderilmiş, bu suretle adalet talepleri karşılanmıştır.”

“236 Bin Bireysel Başvurudan 190 Bini Sonuçlandırıldı”

Bireysel başvurunun amacının ülkedeki her bir hak ihlalini tek tek ele almak suretiyle gidermek olmadığını belirterek, “Esasen bu mümkün de değildir” diyen Başkan Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Nitekim bireysel başvuru istatistikleri, bireysel başvuru sayısının, dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin iş yükünün gitgide arttığını göstermektedir. Bireysel başvurunun başladığı 23 Eylül 2012’den bugüne toplam yaklaşık 236 bin başvurudan 190 bin kadarını sonuçlandırmış bulunmaktayız. Bugün itibariyle derdest başvuru sayısı 46 bin civarındadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin önünde 47 ülkeden toplam 56 bin kadar başvuru olduğu düşünüldüğünde Mahkememizin iş yükü daha iyi anlaşılacaktır.”

“Bireysel Başvurunun İşleyişine Dair Bazı Yasal Değişiklikler Zorunlu Hale Geldi”

Anayasa Mahkemesinin gitgide artan ve yıllık 40-45 bin bandına ulaşan başvuru sayısıyla başa çıkabilmek için baştan itibaren gerekli tedbirleri aldığını ve bu konuda yoğun bir çaba gösterdiğini belirten Başkan Arslan, yedi yıllık tecrübenin bireysel başvurunun işleyişine dair bazı yasal değişikliklerin zorunlu hale geldiğini gösterdiğini kaydetti. Başkan Arslan şöyle dedi:

“Bu kapsamda öncelikle eksiklik bildirimi sisteminin gözden geçirilmesi, hatta kaldırılması gerekiyor. İstisnalar öngörülebilir ama eksiklik bildirimi mahkememize inanılmaz şekilde zaman, emek kaybettiriyor. İkinci olarak önemsiz, fazla zarara uğranmamış bireysel başvuruları daha hızlı şekilde ayıklayabilmek ve mahkemenin zamanını, emeğini daha çok anayasal öneme sahip başvurulara ayırabilmesi için, tek başına kabul edilemezlik kriterini müstakil, bağımsız bir kriter olarak benimsemek gerekiyor. Son olarak uzun yargılama şikâyetlerinin Adalet Bakanlığı bünyesinde oluşturulan komisyona devredilmesine yönelik bir değişikliğin yapılması gerek.”

“AYM’nin İhlalin Giderimine İlişkin Değerlendirmelerinin İlgili Mercilerce Uygulanması Hayati Derecede Önemli”

Yasal değişikliklerin ötesinde, bireysel başvurunun asıl başarısının ihlale yol açan yapısal sorunların çözülmesine bağlı olduğuna işaret eden Başkan Zühtü Arslan, "Anayasa Mahkemesinin ihlal kararlarındaki, ihlalin giderimine ilişkin değerlendirmelerinin ilgili mercilerce çok dikkatli şekilde değerlendirilmesi ve uygulanması hayati derecede önemlidir. Eğer ihlalin kaynağını kurutmak, yeni ihlalleri engellemek istiyorsak öncelikle Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında ne söylediğini anlamamız gerekiyor. Bazen mahkemelerimiz önündeki uyuşmazlıkta karara varabilmek için yeni bir bireysel başvuru bekliyor. Hâlbuki benzer konuda Anayasa Mahkemesi bir ihlal kararı verdiyse mahkemelerimiz yeni bir başvuru yapılmasını beklemeden, oradaki ilkeleri değerlendirerek karar verebilir. Bu da yeni ihlalleri, dolayısıyla yeni bireysel başvuruları engeller." değerlendirmesini yaptı.

Başkan Arslan, ihlalin yargı kararından değil de açıkça kanundan kaynaklanması halinde yeniden yargılama yapılmasının söz konusu olamayacağını vurgulayarak, bu durumda ihlale neden olan kanun hükmünün kaldırılması veya değiştirilmesi amacıyla kararın bir örneğinin TBMM'ye gönderildiğini hatırlattı.

İhlalin kanundan kaynaklandığının tespit edilmesi halinde o kanunun değiştirilmesi veya kaldırılması gerektiğini vurgulayan Başkan Arslan, aksi takdirde aynı kanunun uygulanmasının her geçen gün yeni ihlallere neden olacağına işaret etti.

Temel hak ve hürriyetlerin korunması konusunda devletin kurumları arasındaki işbirliğinin önemine de değinen Başkan Arslan, temel hakların korunmasının ortak bir hedef olduğunu, sadece Anayasa Mahkemesi üyelerinin değil, devletin başı Cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin de "temel hak ve hürriyetlerin korunması ülküsünden ayrılmayacaklarına" dair yemin ettiklerini hatırlattı.

Başkan Arslan, "Bu nedenle, temel hakların korunması, devletin ortak hedefidir hatta devletin varlık sebebidir. Bu hedefe doğru evrilmek için kurumlararası işbirliği anayasal bir gereklilik olarak karşımıza çıkıyor." diye konuştu.

Başkan Zühtü Arslan'ın konuşmasının ardından yemin törenine geçildi. Öz geçmişi okunan yeni üye Selahaddin Menteş yemin etti. Menteş'e kisvesi Başkan Zühtü Arslan tarafından giydirildi.

Başkan Arslan’ın konuşma metnine ulaşmak için tıklayınız.